doğal deodorant

Doğal Deodorant

Yazımızda sizlere şirketimizin de bünyesinde bulunduğu Emsay Group’un ürettiği Yeşil Marka Gimdes Helal Sertifikalı ve Doğal Deodorant hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Doğal deodorant içerisinde bulunan hammaddeler neler, nasıl tamamen doğal ve sağlıklı olabilir? Ayrıca helal deodorant olması için nelere dikkat edilmeli? Gibi sorularınıza cevap aramaya çalışacağız.

Kozmetik firmalarının sattığı deodorantlarda insan sağlığı açısından zararlı bileşenler bulunabilmektedir. Örnek olarak verecek olursak Aluminyum Klorohidrat, Aluminyum Zirkonyum, Paraben, Sentetik Parfümler, Alkol ve Alkol Türevleri, Polietilen Glikol vb. zararlı katkı maddeleri bulunabiliyor. Eğer ki sprey şeklinde ise deodorant bunun için ayrıca itici ve yanıcı olan bütan, izobütan, propan gibi gazlar kullanılıyor. 

 

Peki bu tür zararlı kimyasallar kullanmadan doğal deodorant elde etmek mümkün değil mi? Tabi ki mümkün ve Yeşil Marka adıyla artık raflarınız ve sitelerimizde. Yeşil Marka %100 Doğal Deodorant içerisinde hiçbir zararlı katkı maddesi bulunmuyor. Zararlı aluminyum türevlerinin hiçbirisi yok, paraben yok, sentetik ve kimyasal kokular, parfümler yok, etil alkol ve diğer alkol türevleri de yok. Sıvı olan roll on deodorantımızda itici gaza zaten ihtiyacımız yok. Kullanılan katkı maddelerinin zararları hakkında ilerleyen zamanlarda sizlere daha detaylı bilgi vereceğimiz için şu anlık bu detaylara girmiyoruz.

Yeşil Marka %100 Doğal Deodoranttır, %99 Değil, %100 Doğaldır. İçerisinde %0,01 oranında bile katkı maddesi bulunmamaktadır. Piyasada satılan bazı ürünlermde %98 doğal yazmaktadır, ancak bunlar da tamamen doğal değillerdir. %2 civarında zararlı katkı maddesi kullanılabilmektedir. Katkı maddelerinin kullanım oranları genellikle %5i geçmemektedir. Bu yüzden, bu şekilde üretilen ürünler de doğal deodorant değildirler.

  

Yeşil Marka Doğal Deodorant Yapımı sırasında Mineral Tuz, GDO İçermeyen Gliserin, GDO İçermeyen Mısır Şekeri Sakızı, Zeytin Yaprağı Suyu ve Organik Yağlar Kullanılmaktadır. Başka hiçbir madde kullanılmamaktadır. Hiçbir Katkı Maddesi Kullanılmamaktadır.

Ürünlerimizdeki gül, lavanta ve okaliptus kokuları organik yağlardan gelmektedir. Yani kokladığınız lavanta ve gül aynı haliyle alınır ve buhar destilasyonu yöntemiyle “hiçbir zararlı kimyasal ilave edilmeden” elde edilir. Koku vermek amacıyla sentetik parfüm kullanılmaz. Antialerjiktir, bu yüzden alerjen bünyeler için de idealdir. 

dogal-deodorant

doğal deodorant

 

Yeşil Marka %100 Doğal Deodorant ter kokusunu koltuk altı gözeneklerini kapatarak önlemez, terlemeyi engellemez. Sağlıklı şekilde terlersiniz. Ancak ter kokusuna neden olan bakterilerin gelişimini engeller ve bu sayede ter kokusunu engellerken, cildiniz nefes alır ve metabolizmanızın işleyişi de bozulmaz. Terleme vücut ısı dengesi için elzem bir olaydır ve sağlıklı bünyede engellenmemesi gerekir.

 

Doğal deodorant tende beyaz kalıntı bırakmaz, elbisenizde leke yapmaz, koltuk altlarınız yapış yapış olmaz. Minimum 24 Saat Etkin Koruma sağlar. Yeşil Marka Doğal Deodorant içeriği İtalya’da yerleşik olarak faaliyet gösteren, AB’nin önde gelen bilimsel kuruluşlarından “CHELAB Laboratuarlarında” dermatolojik olarak test edilmiştir.

Yeşil Marka %100 Doğal Deodorant helalliğe halel getirecek ve sağlığa zarar verecek hiçbir katkı maddesi içermez. Alkol içermez, böceklerden elde edilen ve başka yollarda elde edilen hiçbir renklendirici içermez, paraben türevleri içermez. Alkol ile muameleye girmiş sentetik esanslar da içermez. Kısacası hiçbir zararlı bileşen içermemektedir ve Gimdes tarafından denetim geçirmiş ve helal sertifika almaya uygun bulunmuştur. Yeşil Marka Helal ve Doğal Deodorant küçük büyük herkesin gönül rahatlığıyla kullanabileceği bir üründür.

 

Yeşil Marka %100 Doğal Deodorantın Yurtiçi ve Yurtdışı Bayileri verilecektir. %100 Yerli Sermaye Olan Yeşil Marka Doğal Deodorant Çeşitleri Ulaşmak İçin buraya yada aşağıdaki resmin üzerine tıklayabilirsiniz.

doğal deodorant

doğal deodorant

dünya helal günü

Dünya Helal Günü

Yazımızda sizlerin Dünya Helal Günü, Dünya Helal Günü Nedir? Dünya Helal Günü Ne Zaman? World Halal Day? hakkındaki sorularınıza ve merak ettiklerinize cevap vermeye çalışacağız.

Dünya Helal Günü World Halal Council (WHC) (Dünya Helal Konseyi) üyesi Helal Sertifikasyon firmaları tarafından 17 Ramazan olarak belirlenmiştir. Amaç unutulmaya yüz tutmuş olan “helal lokma” bilincinin yeniden açığa çıkarılmasıdır.

 

Dünya Helal Günü Neden 17 Ramazan?

Çünkü helal mevzusu ile ilgili ilk ayet olarak Enfal Suresinin 69. Ayeti Hicri 624 ve Ramazan Ayının 17.Günü, Bedir Savaşında nazil olmuştur. Bu Ayet-i Kerime’de Rabbimiz şöyle buyuruyor;

“Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve tayyib olarak yiyin ve Allah’tan korkun! Şüphesiz ki Allah, Gafurdur (çok bağışlayandır), Rahimdir (çok merhamet edendir).”

İslamiyeti yaşama gayreti içerisinde olan herkes, helal lokma konusunda bir farkındalık çalışması olan Dünya Helal Gününe destek olmalı ve kendi hayatına da bunu tatbik etmelidir.

Herkes kendine bakmalı ve en son ne zaman helal ve tayyib lokma bilinciyle tükettim, kullandım, sorguladım demeli. Çünkü “Öyle bir devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin helalden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak. Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez” buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz biz.

Sonrasında da helal ve tayyib bilincini yaymak adına elinde gelenin en iyisini yapmalıdır. İnşaAllah bu tür çalışmalar bu bilincin oturması ve yayılması adına faydalı olacaktır.

dünya helal günü

dünya helal günü

Dünya Helal Günü Nasıl Kutlanıyor?

Ülkemizde de Gimdes öncülüğle helal dünya günüyle ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Helal Dünya Marketleri (HDM) iftarlar vermekte, farklı bölgelere afişler konulmakta, STK’lar tarafından tebrik mailleri gönderilmekte, iftar programları düzenlenmekte ve sosyal medyada #worldhalalday hastagi ile paylaşımlar yapılmaktadır.

Helalsitesi.com olarak bizde Dünya Helal Gününü yada World Halal Day ‘ı destekliyoruz ve sizlerinde Dünya Helal Gününün Mübarek olmasını temenni ediyoruz.

helal-dondurma

Dondurmanın Zararları?

Selamun Aleykum Sevgili Dostlar

Bu yazımızda sizlere dondurmanın zararları , dondurmada kullanılan zararlı katkı maddeleri hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Yaz aylarına yaklaştığımız şu zamanda dondurmanın zararları hakkında bilgi sahibi olmamızın faydalı olacağını düşünüyoruz. Çünkü dondurma adına bizlere marketlerde satılan ürünler genellikle hacim olarak çok gözüken ve ağırlık olarak az olan ürünler, bunun nedenlerinden biri kullanılan katkı maddeleri diğer ise uygulanan hacim artışı sağlayan mekaniksel yöntemler.

dondurmanın-zararları

Dondurmanın Zararları

Fabrikasyon usulu üretilen dondurmalarda kullanılan içerikler ve dondurmada kullanılan katkı maddeleri genel itibariyle şu başlıklarda toplanabilir:

-Yağ Kaynağı olarak Süt Yağı, Margarin, Palm Yağı, Soya Yağı, Yağ Asitlerinin Mono ve Digliseridleri vb.
-Kurumadde ve Lezzet Kaynağı Olarak Süt Tozu, Peyir Altı Suyu Tozu, Kazein, Protein Tozu vb.
-Tat Vericiler Olarak Glukoz Şurubu, Fruktoz Şurubu, Şeker, Mısır Şurubu vb.
-Stabilizatör ve Emülgatör Olarak Kullanılan Katkı Maddeleri
-Sıvı Kısım Olarak Süt yada Su
-Tat Vermek İçin Aromalar, Meyve Püreleri ve Gerçek Meyveler
-Renklendirmek İçin Doğal ve Yapay Renklendiriciler
-Eğer frozen yoğurt tarzında bir dondurma ise ayrıca starter kültürler kullanılmaktadır.

Gördüğünüz gibi dondurma içerisine çok fazla sayıda bileşen ve katkı maddesi girmektedir. Bizler burada başlıca zararlı olabilecek ve helal olup/olmamasını etkileyecek bileşenlere dikkat çekeceğiz.

1)Yağ kaynağı kullanımında asıl dikkat edilmesi gereken Mono ve Digliseridlerin kaynağıdır, bitkisel kaynaklı ise bir problem bulunmamaktadır ancak hayvansal kaynaklı olan yağ asitlerinde domuz menşeli olma şüphesi bulunmaktadır.

2)Peynir Altı Suyu Tozu (PAST), Kazein ve Protein Tozu Fraksiyonları: Bu kullanılan katkı maddelerinin sağlık üzerine olumsuz bir etkileri genel itibariyle bulunmamaktadır. Hatta vücut metabolizması, kas yapısı ve sağlıklı vücut formu sağlaması açısından faydalıdır. Ancak kullanılan bu maddeler helal olmayabilir. Çünkü PAST, Kazein ve Protein tozları üretimi aşamalarından önce peynir üretimi gerçekleştirilir. Peynir üretimi sırasında kullanılan pıhtılaşmayı sağlayan enzimin (peynir mayası denmektedir) nasıl elde edildiği önemlidir. Peynir mayası helal kesim hayvanların şirdenlerinden elde edilmişse bir problem bulunmamaktadır. Ancak helal kesim olmayan hayvanlardan elde edilen yada helal olmayan peynir mayalarının kullanımı, sonuç ürününde helal olmasını engelleyecektir. Piyasada söylenti olarak dönen domuzdan elde edilen peynir mayalarına itibar etmeyiniz. Peynir mayası inek gibi hayvanlarda midenin bir bölümü olan şirdenden elde edilir. Şirden domuzda bulunmamaktadır.

3)Tat verici olarak kullanılan mısır şekeri şuruplarından uzak durmanız gerekmektedir, özellikle de fruktoz şurubundan uzak durulmalı. Bu tür şekerler tokluk hissi vermemekte ve aksine yedikçe daha fazla yemenizi sağlamaktadır. Kanserden kalp hastalığına ve karaciğer yetmezliğine kadar bir çok sorun doğurabilmektedir. Glikoz şurubunun oranının azaltılması ile glikoz şurubu helal sertifikalı ürünlerde kullanılabilmektedir. Ancak bu tür ürünlerinde çok tüketilmemesi gerekir.

4)Stabilizatörler ve Emülgatörler, dondurmalarda uzak durmanız gereken diğer katkı maddeleridir.

Stabilizatör olarak Keçiboyunuzu Zamkı yada Sakızı, Guar Gum, Ksantam Gum, Sodyum Alginat, Karregenan, Agar Agar, Pektin, Jelatin, Karboksi Metil Selüloz (CMC) vb. ürünler kulllanılmaktadır. Burada amaç yapı sağlamak ve kıvam kazandırmaktır. Burada çekinmesi gereken öncelikli katkı maddesi karregenan ve jelatindir. Jelatin domuz orjinli olabilir yada helal kesim olmayan hayvanlardan elde edilebilmektedir. Karregenan ise yüksek kanserojen, ülser ve zehirlenme riski taşıyan etilen klohidridin oluşumuna neden olabilmektedir.

Emülgatör olarak ise Mono ve digliserdiler, polisorbatlar vb. kullanılmaktadır. Mono ve digliseridlerin yukarıda belirttiğimiz gibi hammadde orijini önemlidir. Polisorbatlarda da yine aynı şekilde hayvan ve bitki kaynağından elde edilebilmektedir. Hayvansal olanlardan uzak durmak gerekir.

5)Aromalar ve Renklendiriciler olarak çok farklı bileşenler kullanılabilmektedir. Aromaların prosesi (üretimi) sırasında tutucu olarak kullanılan madde alkol ise müslümanlar olarak uzak durulmalıdır. Burada alkol bulaşması söz konusudur. Renklendirici katkı maddelerinin de yapay renklendirici olduğu durumlarda kurdeşen, rinit (burun akması), burun tıkanıklığı, alerji, hiperaktivite, böbrek tümörü, kromozom hasarı, karın ağrısı, bulantı ve kusma, hazımsızlık ve iştahsızlık gibi bir dizi hastalığa neden olan sonuçlar doğurabilmektedir.

dondurma-yapılışı

evde dondurma yapın

Tavsiyemiz en iyisi helal sertifikalı dondurmalar tüketmek, geleneksel usul sade dondurmalar tüketmek yada evde dondurma yapımıyla ile ilgili paylaşımları izlemek ve evde yapmak. En güzelini ve doğalını yapacağınıza eminiz. Helal gıda ürünlerine ulaşmanız içinde elimizden geleni yaptığımızı bilmenizi isteriz. En iyisi ve en doğrusunu Allah bilir. Saygılarımızla

Osman Emre SAYIN
Gıda Mühendisi
Helalsitesi.com ve Yesilsepetim.com Kurucusu

helal sucuk

Et Ürünlerinde Kullanılan Katkı Maddeleri

ET ÜRÜNLERİNDE KULLANILAN KATKI MADDELERİ VE ZARARLARI NELERDİR?

Sizlere bu yazımızda, et ürünlerinde kullanılan katkı maddeleri, sucukta kullanılan katkı maddeleri, salamda kullanılan katkı maddeleri ve et ürünlerinde kullanılan zararlı katkı maddeleri hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

İşlenmiş et ürünlerinde bulunan zararlı katkı maddelerini tükettiğinizde; kanser olabilir, hafıza kaybına uğrayabilir ve beyninizde hasar meydana gelebilir!

Bunun nedeni sucuk, salam, sosis ve pastırma gibi et ürünlerinde kullanılan zararlı katkı maddeleri. Bunlardan en çok kullanılan 3 adetini sizinle paylaşacağız.

Sodyum Nitrit (E250), Sodyum Sülfit (E221) ve MSG (Monosodyum Glutamat) (E621)

helal sucuk

helal et ürünleri

 

SODYUM NİTRİT (E250)

Markete gittiğiniz zaman elinize herhangi bir firmanın sucuğunu, salamı, sosisini vb. elinize alın ve koruyucu katkı maddesinin yanından ne yazdığına bakın. Neredeyse hepsine E250 yazdığını göreceksiniz. Bu katkı maddesi Sodyum Nitrittir.

Peki sodyum nitritin zararları nedir?

Sodyum nitrit protein bakımından zengin olan et gibi gıdalarda aminoasitlerle kombine olarak nitrosaminleri oluşturur ve bu amin bileşenleri kanseri tetikleyicidir. Bu yüzden sodyum nitrit içeren gıdalardan uzak durmak gerekir.

Yapılan bir araştırmada işlenmiş et ürünleri tüketimi sonucunda pankreatik kanser oluşumu %67 artış göstermiştir. 7 yıl ve 200.000 erkek ve kadın üzerinde yapılan araştırmada bu sonucu ortaya koymuştur.

Neredeyse tüm et ürünlerinde sodyum nitrit katkı maddesi kullanılmaktadır. Bu katkı maddesi kanser hücrelerinin oluşumunu ve artmasını hızlandıran nitrosaminleri oluşturur. Bizler et ürünleri ile birlikte sodyum nitrit aldığımızda vücudumuzda nitrosaminler oluşabilir ve kolon kanseri, pankreas kanseri gibi çeşitli kanserlere maruz kalabiliriz.

İşlenmiş et ürünlerini tüketimi kanser dışında lösemi hastalığında da artışa neden olabilmektedir. İşlenmiş et ürünlerinin tüketimine bağlı olarak lösemi de %700 artış gözlenmiştir.

Bunun dışında sodyum nitritli ürünlerin tüketilmesi, baş dönmesine, baş ağrısına, nefes alma zorluğuna ve potansiyel kanser riskine neden olabilir. Çocukların yiyeceklerinde kullanılmamalıdır.

Özellikle hamile anneler, bebeklerde oluşabilecek beyin tümörlerinin çok yüksek derecedeki riskinden dolayı sodyum nitritli ürünleri tüketmekten şiddetle kaçınmalıdır. Anne-babalar da çocuklarının beslenmelerinde sodyum nitritli ürünlerden ve bu ürünlerle yapılmış tost ve pizza gibi gıda maddelerinden şiddetle uzak durmalıdırlar. “SODYUM NİTRİT; CENİN, BEBEK VE ÇOCUKLAR İÇİN TEHLİKELİDİR.”

Şu anda pek çok okul kantininde, hastanede, kafeteryalarda, fast-foodlarda ve yemek fabrikalarında binlerce menüde sodyum nitritli gıda ürünleri insanlara sunulmaya devam ediliyor. İşlenmiş et ürünlerinin büyük miktarlarda tüketildiği pek çok toplumda kanser oranı süratli bir patlama göstermektedir.

Şimdilerde bazı ülkelerde, bazı firmalar nitritsiz, nitratsız etiketi ile sağlıklı alternatifler sunmaya başlamışlardır, ancak bu ürünlerin sadece sağlık ürünleri satan mağazalarda ve organik ürünler satan marketlerde satılıyor olmaları tüketicilerin, bu ürünlere ulaşmasını güçleştirmektedir. Ülkemizde bu sürecin gelişmesi için öncelikle bizlerin nitritsiz ürün talep etmemiz gerekmektedir. Pazar bu şekilde gelişecektir.

E621 MONOSODYUM GLUTOMAT (MSG)

Monosodium Glutamate E621 olarak bilinen bir katkı maddesidir. Ancak aynı zamanda hidrolizlenmiş protein formasyonunda da bulunabilir. Bu formasyonda gıda maddelerine eklendiği zaman monosodium glutomatın mevcudiyetini belirtmeye ihtiyaç yoktur.

MSG, hazır çorbalar, salata sosları, sucuk, salam, sosisler, tütsülenmiş balık, patates cipsleri gibi pekçok paketlenmiş gıda maddelerinde lezzet artırıcı olarak kullanılmaktadır.

Yakın zamandaki araştırmalar göstermiştir ki, çok miktarda monosodyum glutamatın neden olduğu aşırı beyin reseptör hücre aktivasyonu, hücreleri öldürebilmektedir. Bu ise ilave olarak akla getirmistir ki, bu fazla glutamat, Alzaymer, Perkinson ve Huntingdon gibi sinir dejenerasyonu hastalıklarında bir parça rol oynayabilir. Ancak gıdalarla alınan glutamatların bu hastalıklarda bir parça payının bulunması hususu henüz tartışılmaktadır. Ancak tartışılıyor olması dahi sağlığımız açısından bu katkı maddesinden uzak durmamızı gerektirmelidir. Bilhassa çocuk gıdalarında asla kullanılmamalıdır!

Bir yazar ve sinir hastalıkları uzmanı olan Dr. Russell Blaylock’a göre; ani kalp ölümleri ile (özellikle sporcularda) ve MSG ve yapay tatlandırıcılar gibi katkı maddelerin sebep olduğu excitotoxic hasarlar arasında bir bağ bulunmaktadır. Excitotoxinler bir gurup heyecan artırıcı amino asitlerdir ki, bunlar hassas sinir hücrelerinin ölümüne sebep olabilir.

Pekçok tüketici de MSG nin hastalık yapıcı etkisini bizzat yaşamışlardır. MSG içeren gıdaları yedikten sonra ortaya çıkan bu rahatsızlıklar, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusmadır. Birçok üründe MSG kullanımı maalesef gizli yapılmakta etikette gösterilmemektedir. Eğer güvenli bir katkı maddesi ise üreticiler neden gizlemeyi tercih ederler?

Türkiye’de ise bu madde çok yaygın olarak kullanımdadır; mesela hepimizin gözleri kapalı olarak kullandığı meşhur TUZOT, Knor Çesni vs.gibi sözde tuzların ana maddesi MSG’dir. Bu burada bitmiyor sadece başlıyor. Bundan sonra marketten alışveriş yaparken lütfen alacağınız hazır çorbalara, patates cipslerine, mısır cipslerine, salam, sucuk, sosis, pastırma ve hazır bütün soslara, tüketilmeye hazır donmuş donmamış bütün yiyeceklere, kısacası bütün ambalajlı gıda maddelerine bakınız. Eğer yalan yazmadılarsa %95 ‘inde bu maddeyi bulacaksınız.

Bu maddenin bir de örtülü, gizli adı vardır. Nispeten bilgili tüketicileri atlatmak icin; Lezzet arttırıcı, kıvam arttırıcı, doğala özdeş aroma, E 621, vb. isimlerle gizlerler. Daha korkuncunu söylememiz gerekirse bu madde çocuk mamalarında ve organik ve diyet denilen ürünlerde de kullanılabiliniyor.

SODYUM SÜLFİT (E221)

Gıda maddelerinde ve ilaçlarda renk ve kıvam koruyucu, bozulmayı önleyici ve renk ağartıcı gibi maksatlarla kullanılan bir katkı maddesidir. Meşrubat, kurutulmuş meyve, bisküvi, salam, sosis, sucuk ve kurutulmuş-tuzlanmış balık ürünlerinde katkı maddesi olarak kullanıldığı bilinmektedir.

Ülkemizde bu konuda araştırmalar yapmış, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyelerinden Yard.Doç.Dr. Vural Küçükatay araştırma sonuçlarını şu şekilde özetlemektedir.

“Deney hayvanları üzerinde yaptığım araştırmada sodyum sülfitin beyin fonksiyonlarını etkilediği yönünde bulgular elde ettim.”

Sodyum sülfitin besin ve ilaç yolu ile alınması halinde öğrenme ve hafıza bozukluğu başta olmak üzere beyin fonksiyonlarına zarar verdiğini tespit ettim. Sürekli tüketime bağlı olarak bu zararın daha da büyük boyutlara çıkması kaçınılmazdır.”

Avustralya Hiperaktiv Çocukları Koruma Grubu HACSG’nin notunda ise:

“Astmatik yapıdaki insanlarda alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Sodyum sülfitli ürünlerden kaçınılması tavsiye edilir.”

ABD’de bu katkı maddesinin kullanıldığı ürünlerin etiketinde miktarının yazılması yasal zorunluluk olduğu halde ülkemizde etiket üzerinde miktar belirtilmemektedir. Bu da tüketiciye verebileceği zararın bilinmesini engellemektedir.

Sodyum nitritli ürünler için yaptığımız ikazı, Sodyum sülfitli ürünler için de yapabiliriz.

Bilhassa bebek bekleyen anneler, bebeklerde oluşabilecek beyin tahribatının çok yüksek derecedeki riskinden dolayı sodyum sülfitli ürünleri tüketmekten şiddetle kaçınmalıdır. Anne-babalar da çocuklarının beslenmelerinde sodyum sülfitli ürünlerden ve bu ürünlerle yapılmış tost ve pizza gibi gıda maddelerinden şiddetle uzak durmalıdırlar. “SODYUM SÜLFİT; ÖZELLİKLE, CENİN; BEBEK VE ÇOCUKLAR İÇİN TEHLİKELİDİR.”

Sodyum Sülfit, Sodyum Nitrit ve MSG İçermeyen Et Ürünlerine Ulaşmak İçin Buraya yada aşağıdaki ilgili ürünlerin resimlerine tıklayabilirsiniz.

Şellak?

ŞELLAK (SHELLAC) (E 904 KATKI MADDESİ)

Şellak, Bir böcek Salgı Maddesidir! Çikolataların kaplanmasında, sakız, şekerlemelerde ve birçok farklı sanayi de kullanılıyor. E904 katkı maddesi olarak tanımlanan şellak, parlatma ajanı ve şeker parlatıcı olarak etiketlerde ifade edilebilir. Evinize aldığınız dışı parlak çikolatalara dikkat ederseniz, özellikle top şeklinde olanlarda “parlatma ajanı (şellak yada E904) ifadesinin masumca yazdığını görürsünüz! Ancak dinimiz açısından böceğin katkı maddesi olarak kullanılmasının hiçbir masum yanı yoktur!

 

Şellak, Coccus lacca isimli Gomalak Böceğinin dişisinin salgı maddesidir. Bu böcek gözenekleri arasından, lak adı verilen koruyucu bir örtünün içinde sertleşmiş zamklı bir madde çıkartır Lak kırılgan veya taneli olabilir. Sarı-Kahverengi tonlarında ince pulcuklar şeklindedir. Gıdalarda da laklama yani kaplama işleminde kullanılır.

şellak

Bu böcek Hindistan ve Güney Asya’da yetişen Palas ağaçlarında beslenirler. Kanatlı ve küçük hayvanlardır. Yapıştıkları ağacın kabuklarını delerek, içinden özsuyunu emerler. Binlercesinin üst üste yapışması ile kendilerini düşmanlardan korumak için bu kaplayıcı maddeyi salgılarlar. Ağaçların kabukları zaman zaman kazınarak bu madde alınır. Bu lak maddesi biriktirilir, ezilir, yıkanır ve kurutulur ve kullanılır.

 

Şellak, amonyak, sodyum borat, sodyum karbonat ve sodyum hidroksit gibi alkaliklerde ve çeşitli organik solventlerle muamele edildiğinde eriyebilir. Alkolde eritildiği zaman, tipik olarak etanol ve metanolle sağlam ve sert bir tabaka oluşturur ki bu mobilyacılıkta kullanılan laklamayı sağlar. Boyacılıkta, cilalamada, mürekkep yapımında, mühür mumu yapımında, ses kaydedicilerde de bu şekilde şellak (shellac) maddesi kullanılmaktadır.

Şellak çeşitli gıdalarda kaplama ve parlatma işlemlerinde kullanılır. Şellak gıda ve ilaç sektöründe, tablet, draje şekerleme, bonbon, çikolata vs. de parlatıcı ajan olarak kullanılır. Ayrıca yıkama işlemi esnasında kaybolan elmadaki doğal mum yerine de kullanılır. Bu İşlemlerde kullanılan şellakın içerisinde ezilmiş böceğin parçaları bulunabilir.

Şellak Nedir? Haram mıdır?

Bu soruya helal ve sağlıklı ürün belgesi veren Gimdes, bu ürünü kesinlikle haram kategorisine koymaktadır. Dinimizce böcek yenmesi nasıl haram ise, böcekten elde edilecek katkı maddeleri de aynı sınıfa girecektir. Sizlere tavsiyemiz şellak içeren ürünlerden kesinlikle uzak durmanızdır.

Şellak içermeyen ürünler için ==> www.helalsitesi.com

sistein

Sistein? Sistein Nedir?

sistein

 

Sistein, sistein nedir, l-sistein, cysteine ve katkı maddesi kodlamasıyla E910, E920, E921 nedir? Helal mi? Haram mı? Zararlı mı? Bu sorularımıza cevap aramaya çalışacağız.

 

Sis­te­in, yi­ye­cek­ler­le dışardan alı­nan ve vü­cu­dun ken­di­li­ğin­den üre­te­me­di­ği bir pro­te­in ya­pı­ta­şı ya­ni ami­no­asit­tir. Vü­cut­tan tok­sik mad­de­le­rin atıl­ma­sı­nı, hüc­re­le­rin ko­run­ma­sı­nı, rad­yas­yo­nun za­rar­lı et­ki­le­rin­den vü­cu­dun za­rar gör­me­me­si­ni sağ­la­yan ve ba­zı has­ta­lık­la­rın te­da­vi­sin­de do­ğal ola­rak gö­rev alan fay­da­lı ve ge­rek­li bir mad­de­dir.

Sistein’in Kul­la­nım alan­la­rı?

E 910, E 920 ve­ya E 921 ola­rak kod­la­nan ve di­ğer adı L-Sis­te­in (ing: L-cyste­ine) olan mad­de, ha­mu­run ça­buk açıl­ma­sı­nı ve ko­lay iş­len­me­si­ni sağ­la­mak­ta olup en çok yuf­ka­lık un­lar­da elas­ti­ki­yet ka­zan­dır­mak ve açar­ken yır­tıl­ma­la­rı en­gel­le­mek ama­cıy­la kul­la­nıl­mak­ta­dır. Hamurun kalitesini ve esnekliğini artırmaktadır.

1 ton un içe­ri­si­ne 4 gr ka­dar ve firmanın kullanımına göre değişen oranlarda gir­mek­te ve be­yaz renk­li bir toz gö­rü­nü­mün­de ol­du­ğun­dan as­la fark edi­le­me­mek­te­dir. Hazır yufkaların ununa katılarak kullanıldığından do­lay­lı ola­rak bö­rek ve bak­la­va­la­ra geç­mek­te­dir. Yi­ne ba­zı özel ek­mek­ler­de elas­ti­ki­yet ve sün­ge­rim­si ya­pı­yı ka­zan­dır­mak için kul­la­nı­lır. Ham­bur­ger ek­me­ği, piz­za ek­me­ği ve tost ek­me­ği gi­bi.

İlaç ve koz­me­tik sek­tö­rün­de sistein yine kullanılmaktadır. Gü­ne­şin za­rar­lı ışın­la­rın­dan cil­di ko­ru­du­ğu için cilt ba­kım ürün­le­rin­de, ak­ci­ğer has­ta­lık­la­rı ve gri­bal en­fek­si­yon­lar için kul­la­nı­lan ilaç­lar ve ök­sü­rük şu­rup­la­rın­da bal­gam sök­tü­rü­cü ola­rak, ay­rı­ca cilt, saç ve tır­nak do­ku­la­rı­nı des­tek­le­yi­ci ola­rak da ba­zı ilaç ve­ya ki­şi­sel ba­kım ürün­le­rin­de kul­la­nı­la­bil­mek­te­dir.

L-Sis­te­in Üre­ti­mi?

En bü­yük üre­ti­ci Çi­n’­dir. Al­man­ya ve Ja­pon­ya­’da da üre­til­mek­te­dir. Ge­nel­lik­le ber­ber­ler­den top­la­nan in­san sa­çı ve do­muz kıl­la­rın­dan üre­ti­len L-sis­te­in ay­rı­ca kaz-ör­dek tüy­le­ri ve boy­nuz­dan da üre­ti­le­bil­mek­te­dir. Son za­man­lar­da ise mik­ro­bi­yal fer­man­tas­yon tek­no­lo­ji­si kul­la­nı­mı az da ol­sa baş­la­mış­tır. Fa­kat ne ya­zık ki, nis­pe­ten çok ucuz ol­ma­sı se­be­biy­le in­san sa­çı ve do­muz kı­lı en çok kul­la­nı­lan ham­mad­de­dir. 10 kg saç ve­ya kıl­dan yak­la­şık 1 kg sis­te­in el­de edil­mek­te­dir.

Sistein nedir? ile ilgili Helalsitesi.com olarak kısa bir vidyo hazırladık vidyoyu üzerine tıklayarak izleyebilirsiniz.

Sonuç olarak; İs­lam inan­cı in­sa­nın hiç­bir uz­vu­nun gı­da ola­rak kul­la­nı­la­ma­ya­ca­ğı­nı be­yan eder. İnsanın, saçı, kılı bizim inancımıza göre haramdır. Bu du­rum in­sa­nın ne­cis ol­ma­sın­dan do­la­yı de­ğil, eş­ref-i mah­lu­kat ol­ma­sı hay­si­ye­tiy­le­dir.

Ör­dek ve kaz gi­bi hay­van­la­rın tüy­le­rin­den el­de edi­len sis­te­inin he­lal ol­ma­sı için ke­sim usu­lü­nün İs­la­m’­a uy­gun ol­ma­sı el­zem­dir. Ço­ğun­luk­la sistein yada l-sistein üre­ti­mi in­san ve do­muz kay­nak­lı ol­ma­sı ve ge­ri ka­la­nın da şim­di­lik gü­ve­ni­lir bir he­lal ser­ti­fi­ka­ya sa­hip ol­ma­ma­sı se­be­biy­le sis­te­in içe­ren ve­ya içer­me ih­ti­ma­li olan ürün­le­rin kul­la­nmamanızı ve uzak durmanızı tavsiye ediyoruz.

Unut­ma­ya­lım ki, neyle besleniyorsak, ne yiyorsak fıtratımızda onunla ilgili haller teşekkül eder. Ne yersek O oluruz. Dikkat etmeliyiz. Helalsitesi.com ve Yesilsepetim.com ‘da size sunduğumuz hiçbir üründe sistein bulunmamaktadır. İçiniz rahat olsun.

Helalsitesi.com ve Yesilsepetim.com Kurucusu

Gıda Mühendisi Osman Emre SAYIN

ipek eşarp

İpek Eşarp ve İpek Görünümlü Şallar

ipek eşarp

ipek eşarp


Piyasada çok fazla sayıda ipek eşarp , ipek şal, ithal eşarp ve ipek görünümlü şal satan kişi yada firmalar oluşmaya başladı, ancak çoğunun güvenilirlik problemi söz konusu. Instagram hesabı üzerinden de satış yapmaya çalışan binlerce kişi var, ancak ne firmaları, ne alış / şatış faturaları, ne de ödeme hususunda güvenilirlilik söz konusu. Ayrıca devlete vergi ödemeden de bu işi yapmaya çalışıyorlar. Acaba ne kadar güvenebilirim sorusu hepimizin aklındaki bir sorudur. İade ve değişim var mıdır, telefon numarasından arayınca muhatap bulabilecek miyim? İnternetten alışveriş yaparken önemli hususlardan.

Helalsitesi.com olarak örtünme ihtiyacınızda da elimizden geleni yapabilmek adına sizler için ipek eşarp ve ipek görünümlü şal ürünlerini Helalsitesi.com adresimiz üzerinden sunmaya başladık. Hemde elimizden geldiğince en uygun fiyat ve kampanyalarla sunmaya çalışıyoruz.

Helalsitesi.com olarak ödeme kolaylığı ve güvenlik bizim için çok önemlidir. Bu yüzden 256 bit ssl sertifikası ve 3d güvenlik sistemi ile birlikte işlem yapılmaktadır. Bu sayede kredi kartı bilgileriniz kimseyle paylaşılmaz, bizler tarafından da görünmez direk banka üzerinden işlem yapılır. Cep telefonunuza doğrulama sms’i gelmeden ve siz bunu sisteme girmeden kredi kartınızdan çekim yapılmaz. Bu şekilde güvenli ödeme adımlarıyla birlikte ödeme işlemleriniz gerçekleştirilir.

Kredi kartınız yoksa Havale/eft yöntemiyle de ödeme yapabilirsiniz. Banka hesabı da kullanmıyorsanız, kapıda ödeme ile de sipariş verebilirsiniz. Kapıda ödemelerde gelecek ekstra ücreti de ödemek istemiyorsanız PTT Hesap Çeki hesabımıza da ödemeyi gerçekleştirebilirsiniz. Daha ne olsun:)

Helalsitesi.com da sunduğumuz ipek görünümlü şallar editörlerimizin sizin için özel olarak seçtiği ürünlerdir. Kumaş kalitesi yüksek olan ipek görünümlü şallardır. Sönük, kalitesiz duran şallara benzemez, kumaş kalitesi farkedilir ve ipek şallarla rekabet edecek seviye de kullanım rahatlığına sahiptir. Kaymaz, kolayca kırışmaz.

Ayrıca siz değerli müşterilerimize özel ipek görünümlü şallarda 3 AL 2 ÖDE Kampanyası devam ediyor. Ayrıca KARGO ÜCRETSİZ. İpek görünümlü şal modellerini incelemek için buraya tıklayınız.

Farklı renk ve desenlerde beğeneceğinizi umduğumuz silk home marka ipek eşarpları da sizlere sunuyoruz. Editörlerimiz tarafından seçilen %100 yerli silk home eşarplar, Bursa’da üretilmektedir. Silk home eşarp modellerimiz kaliteli %100 ipek kumaş kullanılarak üretilmiştir. İthal eşarplarla çok kolay rekabet edebilecek kalitedeki  ipek eşarplarımızı beğeneceğinizi umuyoruz. İpek eşarp modellerimizi incelemek için buraya tıklayınız

Eşarp şal modellerimize toplu olarak ulaşmak için de buraya tıklayınız.

ipek görünümlü şallar

ipek görünümlü şallar

e330

E330 Helal Mi?

 

 

e330

E330 Helal Mi?

E330 Katkı Maddesi

 

Bu yazıda e330 katkı maddesi hakkında aklınızı takılan soruların cevaplarını bulabileceksiniz. E330 katkı maddesine sitrik asit ingilizce şekliyle citric acid ve limon tuzu da denilmektedir. Karboksilik asitlerden renksiz, kristal yapıda bir organik bileşiktir.

 

Sitrik asit ekşi meyvelerin çoğunda bulunur. Kivi, çilek, limon ve birçok meyvede doğal olarak bulunmaktadır. Ticari olarak üretilmesinde Aspergillus niger adındaki küfün melası fermente etmesiyle elde edilir. Melas bir glukoz (şeker) kaynağıdır ve küf tarafından kullanılarak sitrik asite fermente edilir.

 

Yöntem itibariyle bizlerde sirke üretimi sırasında benzer bir yol izleriz, sirke amaçlı kullanılacak üzüm bir şeker kaynağıdır ve bakteler vesilesiyle asetik asite fermente edilir ve sirke dediğimiz ürün elde edilir.

 

E330 yada Sitrik Asit yada Limon Tuzu Niçin Kullanılır?

Sanayi işletmelerinde e330 asitlik düzenleyici olarak kullanılır. pH değerini azaltmak ve bakterilerin optimum çalışma aralığından uzaklaşmak için kullanılan bir katkı maddesidir. Aynı zamanda pH değişimine bağlı olarak, marmelatlarda, reçellerde kıvam artışı sağlar ve proteinlerin stabilizasyonunda etkilidir.

Ayrıca e330 meyvelerde ve meyveli ürünlerde enzimatik kararmayı azaltır. Antioksidan aktivitesini de artırır. Kısacı kullanım aralığı gayet geniştir.

limon_tuzu

 

E330 / Sitrik Asit / Limon Tuzu Yan Etkileri;

Sitrik asit vücut hücrelerinin normal bir bileşiğidir ve vücutta kolaylıkla parçalanabilir. Kansere neden olabilecek bir katkı maddesi değildir. Asitli meyvelere karşı intoleransı (hassasiyeti) olan kişilerin sitrik asitli ürünler tüketebilirler, çünkü ticari olarak meyveden değil şekerden sitrik asit elde edilir.

 

E330 Helal Mi?

Sitrik asit ve sitratlar helal edilen katkı maddeleri arasında yer almaktadır. Günlük kullanımı ile ilgili bir limit belirtilmiş değildir.

 

Yazıyı kaleme alan; 

Helalsitesi.com ve Yesilsepetim.com Kurucusu

Gıda Mühendisi Osman Emre SAYIN

çavdar ekmeği

Çavdarın Faydaları

çavdar ekmeği

 

Çavdar nedir?

Çavdar buğdaygiller familyasından bir tahıl bitkisidir. Soğuğa en dayanıklı tahıl olan çavdar yüksek yerleri, gevşek ve kumlu toprakları sever. Taneleri buğdaya göre daha ince uzun, kavuzları daha dar, kılçıkları da oldukça kısadır. Genellikle 1-2 metre yüksekliğe ulaşan çavdarın görünümü arpaya çok benzemektedir.

Çavdar Ekmeği Nedir?

Çavdar ekmeği, çavdar unu ile üretilen bir tür ekmektir. Sağlıksal faydaları nedeniyle çavdar ve dolayısıyla çavdar ekmeğine önem vermemiz gerekiyor. Kökeni çok eski zamanlara dek uzanmaktadır. Koyu çavdar ekmeği Orta Çağ’a kadar insanların temel besin maddesi olmuştur.

Çavdar ekmeği çavdarın öğütülmesiyle oluşan çavdar unu ve çeşitli oranlarda buğday unu eklenerek yapılmaktadır. Önerilen oran buğday ununa 1/3 oranında eklenmesidir. Yani 1 bardak çavdar ununa ve 2 bardak buğday unu karıştırmak gibi.

Çavdarın buğday gibi kepek, ruşeym ve endosperm olarak ayrılması zor olduğu için, genellikle bütün olarak öğütülmektedir. Bu yüzden de Çavdar unu rafine beyaz una göre besleyici değerler açısından oldukça yüksektir. 

Çavdarın Faydaları ve Çavdar Ekmeğinin Faydalarına Nelerdir?

Çavdarın Faydaları:

-Bol lifli olduğu için kilo kontrolünde çok faydalıdır.

-Yediklerimizin bağırsaklardan geçiş zamanını hızlandırır.

-Safra kesesi taşlarının meydan gelmesine mani olur. 

-Bağırsak kanseri ve kan dolaşım sistemi hastalıklarının meydana gelmesini azaltır.

-Yapılan araştırmalar, çavdarın şeker hastaları için en zararsız tahıl olduğunu bulmuştur.

-Menopoz ve menopoz sonrası devrelerde kolesterol kontrolü için çok faydalıdır.

-Göğüs kanseri hastalarına tavsiye edilir.

-Çavdarda, çok faydalı olan selenium, magnezyum, mangenez, fosfor mineralleri bulunmaktadır. 

Sağlıklı ekmek deyince ilk olarak tam buğday ekmeği akla gelse de, çavdar ekmeğine de bir göz atmanız gerekmektedir. Çünkü çavdar ekmeği leziz tadı ve birçok sağlık faydası ile tam tahıl ekmekler arasında yapılabilecek en iyi seçimlerden biri. Normal beyaz buğday ekmeğinden de misli misli üstündür.

Çavdarın Ekmeğinin Faydalarını Açarsak;

1.Çavdar Ekmeği Sindirimi ve Vücuttaki Yağ Dağılımını İyileştirir

Çavdar ekmeği lif açısından zengindir, böylece sindirim sağlığını iyileştirir. İşlenmiş tahıllarda (beyaz ekmek unu gibi) lifin büyük bir kısmı ayrılır. Çavdar ekmeğinde ise durum tersinedir. Bu sayede kolesterol riski ve yağın karın bölgesi etrafında yoğunlaşma riski azalır. “Journal of Nutrition” dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre çavdar ekmeği hazımsızlığı azaltmaya yardımcı olur. Zengin lif içeriği sayesinde bağırsak hareketlerinin iyileşmesini sağlar.

2.Çavdar Ekmeği Besin Değerleri Açısından Zengindir

Ruşeym ve kepek üretimi sırasında ayrılmadığı için, çavdar lif, protein, potasyum, kalsiyum, demir, fosfor, magnezyum, mangan, B1 vitamini, folik asit, tiamin, niasin ve antioksidanlar açısından zengindir. Bu besin vitamin, mineral ve antioksidanlar kötü kolesterolü düşürmeye, kalp hastalıkları riskini azaltmaya, kanser ve diyabeti önlemeye fayda sağlar.

3.Çavdar Ekmeği Kan Şekeri Miktarını Sağlıklı Düzeyde Tutar

İşlenmiş tahıllarda lifin büyük kısmı ayrıldığı için, beyaz ekmek kan şekerinde hızlı bir yükselmeye yol açarak insülin düzeyini artırır ve vücudunuzu yağ depolatmak için uyarır. Daha az işlenmiş tahıl içeren çavdar ekmeği kan şekerinin daha iyi seviyede kalmasını ve vücudun daha az yağ depolamasını sağlar. Ayrıca tansiyonu düşürmede, enflamasyon riskini azaltmada da etkilidir.

4.Çavdar Ekmeği Doygunluk Hissi Verir

Çavdar ekmeği içeriğindeki yüksek lif oranı sayesinde sizi uzun süre tok tutar. Yine “Journal of Nutrition” dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre kahvaltıda çavdar ekmeği tüketerek hem öğle yemeği öncesi hem de sonrasında çok daha az aç hissedersiniz. Bu araştırmaya katılan kişilerden beyaz ekmek yiyenler öğle vakti ile acıkırken kahvaltıda çavdar ekmeği yiyenler akşama kadar tok kalmışlar.

Çavdar unu kullanmanızı Helalsitesi.com olarak kesinlikle öneriyoruz. Ekmek yapabilir, pasta, çörek ve her türlü hamur işinizde 1/3 oranında kullanarak, daha sağlıklı tatlar elde edebilirsiniz. Çavdar ununa ulaşmak için tıklayınız

 

çavdar unu

haşhaşın-faydaları

Haşhaşın Faydaları

haşhaş

haşhaş tohumu

 

Haşhaş bitkisi Dünya’nın bir çok ülkesinde üretilebilmektedir. 30-100 cm arasında bir bitkidir. Büyük, güzel ve soluk renkli çiçekleri olan bir bitkidir. Çiçekler gelincik çiçeğine benzemektedir. Haşhaş tohumu çiçeğin merkezinde ve delikli boşluklarında bulunur. Haşhaş tohumları afyon ihtiva etmemektedir.

 

Haşhaşın faydalarına gelince;

-Şurup haline getirilerek kullanıldığında, öksürük ve bronş rahatsızlıklarının tedavisinde etkilidir.

-Diş hekimlerinin çokça kullandığı bitkidir. Dişlere oldukça faydası yüksektir ve bir ağrı kesici niteliği taşıdığından dişçiler tarafından tavsiye edilir.

-Ağrı kesici bir madde türüdür. Pek çok ağrı kesicinin içerisinde de tozu bulunur. Bu şekilde ağrılar daha da hafifler, sizlere de daha büyük kolaylıklar sağlar. 

-Yumuşatıcı bir özelliği daha vardır. Solunum yollarını kolayca açması ile bilinir. Solunum yolu enfeksiyonu çeken bir kişi veya nefes almakta zorlanan bir kişi kolaylık ile tüketerek bu sorundan tamamen kurtulabilir.

Balıkyağı yerine kullanılır. Kabızlığa çok iyi gelir.

-Mesane gibi hastalıklardan da tamamen arınmanıza vesile olur.

-Tohumları kalp hastalarına çok iyi gelmekle beraber pek çok kalp hastasına da doktorlar tarafından dozunda kullanımı önerilir.

-Uyku sorunlarını çözen bir özelliği vardır. Uyku sorunu çeken pek çok birey haşhaş tohumu kullanarak uyku sorunlarını ortadan kaldırabilir.

 

Haşhaş tohumunun iki çeşidi bulunmaktadır. Biri “beyaz haşhaş tohumu” diğeri ise “mavi haşhaş tohumu” dur. Haşhaş bol güneşli, nemli ve bereketli topraklarda yetiştirilir.  

 

Beyaz haşhaş tohumuna ulaşmak için buraya tıklayın

Mavi haşhaş tohumuna ulaşmak için buraya tıklayın

http://www.helalsitesi.com

haşhaşın-faydaları

mavi haşhaş tohumu